06 Eki 2007 @ 10:07 PM 

Yazıyı yazmadan önce başlık düşünüyorum. Ardından lisede ki edebiyat hoca’m saygıyla anılan kişilik Mehmet hoca’mın “Yazıyı yazdıktan sonra başlık koy” sözü aklıma geldi ve yarım saat cebelleştiğim başlık savaşını ben kazandım…

Evet sonunda her sene gittiğim Cebit’e bu sene yine gittim, önceki senelerde bu gibi bi blog girişimim olmadığı için sizi inandırabilmem biraz zor olacak -Zaten çokta tın :D -. Yanlız bu sene Amd ve Intel‘in hatta ve hatta modellerinden birisine sahip olduğum “Bu ericsson başka eric yok” geyiğine sahip tek firma Sony Ericcson başka erik yok :) firmasınında fuar’da olmamayışı beni derinden etkiledi ki geçen sene Amd sayesinde stadında ki o koskaca tabirinin bile bi ufaklık kaldığı televizyon demeye dilimin varmadığı o şeyde “Doom – 3” oynamak ve adamların “siee” tavırlarına aldırış etmeyip “Cyberdemon“un yanına kadar gidip onları şikayet edercesine üzerlerine “Soul cube” salmam ve daha niceleri…

Ama yine güzel olanlar, olmaya çalışanlarda vardı. Turkcell’in kızları, hatta fuar’ın kızları… hatta … neyse. Aslında elimde olan tek belge o “Survivor” un yapımcısı bilmem kaç dil bilen akusitk adam… Acun’la fotoğraf çekilmem dışında başka bi entersan olay yok… Fotoğrafı buraya koymak için bende can atıyorum ama şehrin azizliğine, yok telefonun azizliğine uğradım. Telefona küfür etmeden bu satırımızıda bitirerek muhabbetimize devam ediyoruz… Bu sene hakkaten aksiyon, numune, free ve dahaları az olmakla birlikte kaydadeğer pek fazla bişi olmadı. Yanlız bişey daha var dünyanın en iyi kulaklık markasını öğrendim, adı o kadar acayip bişey ki zaten ona diğer yazılarımda belli başlı olarak bahsedicem… Heh buldum “SENNHEISER” böyle bir kulaklık firması ve kulaklık yok -Nokta :) - üzerine laf bile edilmez, günün sonuna doğru turkcell standında belki son bi çırpınışla free’leşebilirmiyiz derken dayanamayıp dışarı çıkarken o adını unuttuğum stand’daki kızı görmeye ailecek tekrar gittik -Depdevrik bi cümle nasıl olur bknz.-

Arkadaşım “Yüzsüz Göktuğ” tutturdu kızın fotoğrafını çekecem diye ii dedim çek. :D valla bak iyi çek dedim benim hiç hevesim yoktu yani. Zaten o fotoğrafı buraya koyarsam bilmiyorum sanırım TT benim siteyi engeller… evet o derece… isteyenler mail atsın :) , şaka ya telefonu bi halledeyim ilk işim bu olacak sokarım TT’ye yaa banane :D

Son olarak eve geldiğimde 2 poşet dolusu envayi çeşit saçmasalak şeylerin… -Poster, Cd, Çanta, Kalem, Acun :) , dergiler, V.b.- Yatağımın üzerinden yerleştirildiklerini hissettikten sonra, yorgunluğumun bana verdiği yetkiye dayanarak uyudum ama büyük ihtimalle en geç pazaresi sizi bu yada “O” zevkten mahrum bırakmıycam, güle güle anlatamadığım ama yaşadığım güzel anılar. Cebit see you later seneye…

Tags Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,
Categories: Sevgili Enginarım
Posted By: Hakan AKSÜZEK
Last Edit: 06 Tem 2009 @ 07 23 PM

EmailPermalinkComments (0)
 02 Eyl 2007 @ 12:46 PM 

Senelerden 4 sene önce daha hazırlık sınıfındayız, babamın memleketi diye bir sevinçle gittim okumaya ama “Hatta televizyonu hâlâ kapalı olanlara iyice kafam girsin” modunda sonradan anladım olacakları ama ilk tanıştığım insan, ilk muhabbetim olan, kafa dengim olan insan. Iyi ve bayaaa kötü günlerimiz oldu ama yinede vazgeçmedim senden olanlar, olmayanlar, hepsi, birkaçı ve bazıları hepsi bi yana yaşadıklarımız ve paylaştıklarımız. “Ahh şu çılgın türkler” değilde “Ahh şu Hakan ile Cem” diye bir kitap… kitap mı pardon meydan larousse çıkarsaymışız ipneliğine bide 365 kupon yapsaymışız ne güzel olurmuş dimi.

Onca yaşanılan oyun diyalogları, hatun diyalogları ve “Kaderde varsa … neye yarar üzülmek” diyalogları ne günlerdi diyip geçiştirmek zorunda hissediyorum kendimi çünkü eğer başlarsam neler olacağını tahmin bile edemeyiz. Hayatımıza girmeye çalışanların sayısı az, girenlerinki ise yok gibi ve bence hatta bizce böylesi daha iyi, yaşanılanlardan sonra ilerde aklımıza geldikten sonra sadece bizde oluşturduğu düşünce yapısına teşekkür edeceğimiz ilişkiler oldu. Sağlam birtanesi olsun ama tam olsun. Hep söyledim yine söylüyorum sadece dost’uma değil bu yazıyı okuyan herkese “Hayatınızda bir şeyi denemeden o şey hakkında yorum yapmayın“, gözden ırak olan gönülden de ırak olurmuş bu bir atasözüyse, “İstisnalar kaideyi bozmaz” da bir atasözüdür, hatta Sagopa’nın şarkısıdır da -ehe-. O yüzden Bir şeyi denemeden asla o şey hakkında kafanda bir karar ve bir yorum oluşmasın.

Kızlar konusuna hiç girmiycem zaten, çektiğimiz belli, yediğimiz belli, yaptığımız belli, yapacaklarımız ise sınırsız. Artık bir milad zamanı geldi, bir “Hakan’dan önce Hakan’dan sonra“, “Cem’den önce Cem’den sonra” geldi o yüzden hayatında şu anda yapman gereken herşeyi bir kenara bırakma ama askıya al ve milad olayını bir an önce çöz, eğer askıya almazsan milad olayı uzun sürer, kısa bir ara verip ve sadece ona yoğunlaşırsan -There is no spoon !!!- kaşığı eğebilirsin ;)
Sayıglarımla beraber seni kendinle başbaşa bırakmıyorum yoksa onca yaşanılanlar, zaten savelemedikte :) o yüzden can dostum güzel insan 600 km uzaktan en içten dileklerimle dost’un “Sıvı Yılan”

Tags Tags: , , , , , , , ,
Categories: Sevgili Enginarım
Posted By: Hakan AKSÜZEK
Last Edit: 06 Tem 2009 @ 06 04 PM

EmailPermalinkComments (0)
 31 Ağu 2007 @ 11:11 PM 

Kızlar, kızlar, kızlar olgun olsamda “kadınlar” desem mi diye düşünyüorum +5 karizma puanı katar belki -ehe-. Hâlâ saçmalıyorum dimi neden acaba ?. Sebebi belli… Neden böyle düşünmek zorundalar neden ilişkinizi kurtarmak için bir ton şey anlatırsınız ve onlar size hâlâ düğünde ne giyeceklerini sorarlar. -Normal bir örnek-  Nedir bunların doğasında olduklarını savundukları ne somut nede soyut olan şey ? Nedir Einstein’ın bile izafiyet teorisi’nden sonra hakkında hiçbirşey söyleyemediği bu kızların -Hâlâ bi kavram bulunamayan- yaptıkları şey. Aklınıza “Arkadaş kızlardan çok çekmiş” gibi bir düşünce gelmesin, bu sadece -Bir zaman aralığı bile veremiyorum- kendimizi bildik bileli uğraşıtğımız bir konu, herkezin uğraştığı bir konu herkezin ve herşeyin.

Kendimden örnek vericem en doğal haliyle; Kızlar yüzünden çevremdeki erkek arkadaşlarıma bile söylediğim bir sözün ardından 100 adet açıklama getirir hale geldim. Artık benden kıllanır olmaya başladılar -Ben olsam bende kıllanırım-.

En ufak örneğiyle;
Evet haklısın söyledi ama atlamış olduğunuz bi prosedür var. Nedir ?. Onlar bayan.

Onlar bayan diye sürekli kazanıyorlar.Dinsel açıdan inanışı güçlü olan çevremdeki insanlar bile reelkarnasyon’a inanmak istiyolar bir dahaki yaşamlarında dünyaya bayan olarak gelmek için, bayanların o derece hayatlarında “God mode: On” şeklinde yaşamayı nasıl beceriyolar hayret ediyorum. Erkek isem ne anlamak isterim onları, nede sorunları çözmeye çalışmak Mell Gibson’un bile o film’i çekerken neler hissettiğini düşünmek bile istemiyorum. Aslında yazılacak o kadar çok şey, verilecek o kadar çok örnek var ki ne benim ömrüm ne’de bloğun bandwith’i yeter :) . Zaten bu bloğu okuyacak ilk kız’ın düşüncelerini -Çoğul eki bilerek kullandım- ve yapmasa bile yorumunu çok merak ediyorum !!!

Tags Tags: , , , , , , ,
Categories: Sevgili Enginarım
Posted By: Hakan AKSÜZEK
Last Edit: 06 Tem 2009 @ 05 58 PM

EmailPermalinkComments (0)

İstatistikler



    No Child Pages.

Abone Ol



    No Child Pages.

İletişim



    No Child Pages.

Indirilebilir!



    No Child Pages.

Hakkımda !



    No Child Pages.
欢迎光临~
初音