



İlk olarak, düz mantıktan yola çıkarak size dört cümle yazıyorum.
“Bir işe yeni başlıyan daha çok hata yapar. Çünkü tecrübesi yoktur“,
tezatı;
“Bir işe yeni başlayanın bilgileri taze olduğu için hata yapma şansı oldukça azdır.”
Pekiii !!!,
“Bir işte yıllardır çalışan hiç hata yapmaz çünkü tecrübe sahibidir“,
bunun tezatı nedir;
“Bir işte yıllardır çalışanın hata yapma şansı yüksektir. Çünkü ilk günkü gibi taze bilgileri sahip değildir.”
Bunları okuduktan sonra tam şu sıralarda bu yazıyı yazan kişi hakkında kafanızda değişik yorumlar oluşabilir ama söylediğim gibi “Düz mantık” tan yola çıkıyorum. Neyse olayı anlatayım.
Hoca’nın hatası bi yana en çok kızdığım şeydi bu, hayatında kaç defa 5 vakit namazı tam manasıyla kılmıştır ki bu insan bile diyemiyeceğim topluluk ki 40 yıllık hocanın yaptığı 2 hatayı yüzüne vurmaya çalışıyolar.
Tamam imam osurursa cemaat sıçarda Hırsızın hiç mi suçu yok hocam…




Evet yeni dünya’mda ilk günüm Anlatiyim mi?
Sabah kalkıp erken vakitlerde dersane yoluna düştüm. Gittim dersaneye bayaaa bi bekledim sonra bi rehberlik hocası geldi, gayet alımlı ve naçizhane bir ses tonuyla “Sizin sınıfınız burası” dedi. 4 kişi aynı anda girdik 2 kız 2 erkek ama bişi olmadı yani
. Sonra eklenenler oldu, şöyle bi göz gezdirmeye çalıştım sınıfta ama başaramadım neden ? bilmiyorum.
Herkes tam “Yaa 1 sene vakit geçireceğim sınıf bu, hoca gelsede birbirimizle tanışsak” modundayken. Hoca geldi ama birbirimizle tanışma hevesiyle yanıp tutuşurken önlerimize birer form serpiştirip kendisi hakkında kötü düşünceler sahip olmamıza neden oldu. 3 ay sonra önümde tekrar soru görmek beni yıllar sonra terkedip geri dönen sevgilimi görmüş gibi olmama neden oldu. -Öyle bi sevgilim yok ama neyse-
Herkes bi koşu soruları cevapladı, baya uzun bi müddet kaldım içerde, yine polinom, fonksiyon, hightower anımsatan şeyler gözümün önünde belirdi. Sevgili hocalarımı tanımadığım akrabalarıyla beraber anmadan geçmek istemedim. Oraya da son bir nokta koyduktan sonra kendimi “Bilgi-işlem” bölümünde “Yarın saat kaçta gelecem !!!” diye serzenirken buldum, ordan bi hoca “Saat 12.00 gibi gel ayarlarız bişiler” dedi. “Tamam” dedim çıktım.
Yeni dünya’m daki ilk günümün yarısında sizleri bu olanlardan haberdar etmek istedim, haberiniz olsun.




Her zaman bu “Merhaba Dünya” yazısını çok tuhaf bulmuşumdur. Yeni bir dünyaya adım atıyoruz tamam ama sanal bir dünya, bakalım tutunabilecekmiyiz zorlu hayat şartlarına…
Bi baktım artık zaman gelmiş geçiyor kesnilikle bir blog açmanın zamanı geldi o yüzden bende bir blog açtım. Bakalım sonumuz n’olacak hem zaten böyle bir blog açma hevesin olduğunda blog açmayacaksın bişiler yapmak istediğin zaman açacaksın yani heves olmayacak heves oldumu olmuyo işte siz beni anladınız.
Gerçi şimdi burda da sizli bizli olmuyor… Neyse aslında bu yazıyıda yazmıycaktım ama baktım bloğ’u açıtıktan sonra beni direk buraya attı dedim ayıp olmasın o zaman…
Saygılar.


