



Akış diyagramı çizerken sık sık kullanılan şekiller şunlardır.




Programlama dilleri içerisinde C adından bir programlama dili mevcut imiş, öğrenim gördüğüm Karadeniz Teknik Üniversitesi‘nde bu sene aldığım bir ders olarak yeni öğrendim. Mükemmel ötesi bir program zaten ayrıntılı bir araştırma yapıldığında ilk programlama dilleri arasında yer alıyor hatta ilk programlama dili de diyebiliriz. O kadar detaycı ve profesyonel bir programlama dili ki, ufacık bir hatadan dolayı bütün programı coder’a zehir edebiliyor
-Coder: Programlamacı-. Lisede Turbo Pascal gördüğüm için program kullanış açısından biraz aşina gelebiliyor fakat yinede Pascal programlama dilinden kat kat profesyonel ve detaylı bir dil oluyor. Aldığım dersler üzerine ve C programlama dersinin not’u çok iyi gelmesi kanısından yola çıkarar C programlama üzerine yoğunlaşmak istedim. Bu yoğunlaşma isteğimi de systemenginari.net‘te çeşitli paylaşımlar da bulunarak ne kadar cana yakın, özverili bir programlamacı olduğumu gözler önüne sermeyi kendime bir vazife edindim
. Hatta ilk olarak standart bir C kodu ile başlayabiliriz
#include <stdio.h>
#include <conio.h>
void main(){
clrscr(); // Ekran temizleniyor clear screnn
printf("Merhaba C"); //Ekrana "Merhaba C" yazısını yazıyor
}
C‘nin en güzel yanı bilgisayarınızda herhangi bir kelime işlemci yazılımı ile -Notepad,Word v.b.- kodları yazabiliyor olmanız, fakat tek zorunlu olan şey bu kodları derlemeniz için kullanmanız gereken program olması gerekiyor. Bu programlar benim bildiğim kadarıyla 2 tane, birincisi Turbo C++ diğeri ise Microsoft’un programı olan Microsoft C++. Turbo C++ dos ortamında çalışmanıza olanak sağlıyor, ben çok sevdiğim için bu derleyici kullanıyorum. Microsoft C++ ise dizayn ve görünüş açısından Visul Basic platformuna benziyor, görsellik açısından gayet hoş ama benim hoşuma gitmiyor
.
Ben kendi kullandığım Turbo C++ derleyicisin buradan indirebilirsiniz…




Öyle yazının başlığına bakıpta Paradox’lar üzerine aydınlatıcı yazılar yazacağımı zannetmeyin, son bir kaç gündür o kadar acayip şeyler oldu ki ben bile inanamıyorum. Eve geldim işte, muhabbet, hır-gür, şamata derken sitede birde wireless buldum onunla takılıyorum, yanlız lap-top’un HDD‘si artık yetmemeye başladı bunun üzerine yeni arayışlara girdim, eski IDE arayüzlü HDD‘leri “USB to IDE” çeviricileri ile depolama amaçlı kullanayım dedim, çeviriciyi buldum bulmasına da, lap-top’a taktım iyice bi biçimlendireyim hemde yavaşından olsun dedim, o arada biraz “C programlama” bakarım kitaptan güzel olur, diye iç geçiriyorken, dalgınlıkla lap-top’un D sürücüsüne yavaş biçimlendirme yapmışım,
Anlıyacağınız bütün arşiv ve dökümanların üzerine bir bardak soğuksu!Aslında arşivlere o kadar üzülmedim, bende çok şaşırdım normalde o anda bulunduğum ortamı yerle bir etmem gerekirdi, üzüldüğüm şey sadece kendi kişisel dökümanlarımın da kim vurduya gitmesiydi. Minimum 5 adet recovery programı denedim ama sonuç nafile… Bunun üzerine bende yeni bir sistem ile birlikte “Windows Seven – RC 7260” download hayatıma kaldığım yerden devam etmeye karar verdim. İşin en enterasan tarafı bu olay gerçekleşmeden bir kaç gün önce arkadaşım Gülsüm bana bir sms yollamıştı, şu hurafe denilen “Eğer x kişiye göndermezsen başına kötü şeyler gelir” mesajlarından, bende doğal olarak kale almamıştım bu mesajı, o yüzden acaba diyorum… gerisine siz karar verin!


