09 Tem 2010 @ 4:15 PM 
Okul bitti, staj başladı. Mezuniyetim ile ilgili Semra arkadaşım nam-ı diğer “Hacı” yüzünden yazı yazamadım. Kendisi uzun bir süredir mezuniyet resimlerini gönderecek. :) Kendisine buradan bi’şeylerimi mesela teessüflerimi iletmek istiyorum…

Gel gelelim asıl konuya, Yaklaşık bir hafta kadar önce annemin cep telefonuna yanlışlıkla bi mesaj geldi. Mesajın içeriği; “Servet abi, ben Ayşe, telefon hattından gelen kabloyu modeme taktım. Bi kablo boşta kaldı ne yapiyim” idi. Annem de yanlış mesaj olmasına rağmen, bu konularda bilgili olduğum için “Yazıktır oğlum, bi yardım et!” dedi :) . Beni tanıyanlar bilir ne kadar iyilik sever birisiyim -Yalan!, yalan değil(!) :P -

Vel hasıl-ı kelam; Yardım ettim. İlk başlarda agresif davranan sevgili Ayşe, sonralarda yumuşamaya başladı. Yani aslında yardım mevzusu bitmesine karşın yine de muhabbetvari bir konuşma hasıl oldu. Sanırım temiz ve iyi kalpli olmaktan dolayı olsa gerek yazının başlangıcında da belirttiğim gibi yaklaşık bir haftadır muhabbet ediyoruz. Yanlış anlaşılmasın muhabbetin “ilişki” boyutu yok, sadece yanlış gönderilen bir mesajın bile samimi bir şekilde arkadaşlığa dönüşebileceğini ve bu devirde bile insanların birbirleri ile çıkar amacı gütmeden arkadaşlık yapabilecekleribe şahit oldum. -evet, böyle bir yol ile de olsa-

Sonuç olarak; Mezun olalı 1 ay’ı geçti ve ben hâla Semra’nın bana resimleri ulaştırmasını bekliyorum… Blog desen öksüz ve yetim kaldı. Kaç aydır girdiğim yazılar sadece “Enginar Severler” yazı dizisine ait.

Artık yazmam lazım. Adriiiiaaannn, adriiaannnn!!!

Tags Tags: , , , , , , , , , ,
Categories: Sevgili Enginarım
Posted By: Hakan AKSÜZEK
Last Edit: 09 Tem 2010 @ 04 15 PM

EmailPermalinkComments (0)
 14 Eyl 2007 @ 8:30 AM 

Bu söz’ün şablonu bana “Leon (The Professional)” filminin başında jean reno’un ağzından çıkan ilk söz, ilk replik ve filmin kötü olacağını bilsem bile -Ki imkansız bişi- yineden sonuna kadar sırf o replik için izleyeceğim bi replik. “Are you free thursday ?”, “Yeahh!!! I’m free thursday“. Bir fransız ingilizlerden daha güzel bir ingiliz aksanıyla nasıl konuşabilir tartışılması kaçınılmaz bir soru yada tez… -Tez. Bu aralar çok fazla biyoloji dersi işliyorum, hatta bu aralar çok fazla ders işliyorum hatta ve hatta bu aralar o kadar çok fazla şey yapıyorum ki bu blog’da bu sayede biraz nefes alıyo ama iyi bişey değil çok nefes aldı blog o yüzden bişiler yazmam gerektiğini dşüntüm “Çalışan demir paslanmaz” atasözünden yola çıkmaya çalıştım ama yinede umutluyum…

Saçmaladığımın farkındayım çünkü çok fazla yorgun, bitkin, … , Aslında Elektroliz olmayı bekleyen oksijen gibiyim asi, onurlu, ümitsiz… ve bi okadar da 9′un 4′üne gelen mario gibiyim. Yorgun ve halsiz. O kadar kötü bi durumdayım ki sanırım yukarıdaki cümleler espiriyle de karışık anlatmış olmalı durumumu… Aslında şikayetçi değilim bu sayede de kendimiz biraz boş bir mermi kovanı gibi hissediyorum, görevini yerine getirmiş

Beni zorlamaya çalışanlar, sınırımı görmeye çalışanlar dersane, iş , ramazan, oruç, iftar ,teravih, 5 vakit…. Bu sefer hep soyut şeyler benimde oldukça tuhafıma gitti. Hepsi üzerime gelmeye çalışmakla beraber benim sınırlarımı görmeye ümitliler ama bazı insanların sınırları hayal güçleriyle sınırlıdır. Belkide kendi hatamdan dolayı böyleyim ama mutluyum ailemin yanında, sevdiklerimin yanında ve sevilebileceklerimin… Aslında bunları söylememin nedeni aklınızdan geçen şeyler değil, sadece bloğa ara vermemin nedenleri, mazeret arkasına saklanmam beni tanıyanlar bilirler, bunca olan ve olmaya devam eden şeylerden sonra yinede kendim için bloğa ve diğer şeylere zaman ayırmaya çalışıcam… Sevdiklerim ve sevilebileceklerim selametle…

Tags Tags: , , , , , , , ,
Categories: Sevgili Enginarım
Posted By: Hakan AKSÜZEK
Last Edit: 06 Tem 2009 @ 06 20 PM

EmailPermalinkComments (0)
 08 Eyl 2007 @ 12:52 PM 

Evet yeni dünya’mda ilk günüm Anlatiyim mi (=.

Sabah kalkıp erken vakitlerde dersane yoluna düştüm. Gittim dersaneye bayaaa bi bekledim sonra bi rehberlik hocası geldi, gayet alımlı ve naçizhane bir ses tonuyla “Sizin sınıfınız burası” dedi. 4 kişi aynı anda girdik 2 kız 2 erkek ama bişi olmadı yani :) . Sonra eklenenler oldu, şöyle bi göz gezdirmeye çalıştım sınıfta ama başaramadım neden ? bilmiyorum.
Herkes tam “Yaa 1 sene vakit geçireceğim sınıf bu, hoca gelsede birbirimizle tanışsak” modundayken. Hoca geldi ama birbirimizle tanışma hevesiyle yanıp tutuşurken önlerimize birer form serpiştirip kendisi hakkında kötü düşünceler sahip olmamıza neden oldu. 3 ay sonra önümde tekrar soru görmek beni yıllar sonra terkedip geri dönen sevgilimi görmüş gibi olmama neden oldu -Öyle bi sevgilim yok ama neyse :) -.

Herkes bi koşu soruları cevapladı, baya uzun bi müddet kaldım içerde, yine polinom,fonksiyon, hightower anımsatan şeyler gözümün önünde belirdi. Sevgili hocalarımı tanımadığım akrabalarıyla beraber anmadan geçmek istemedim. Oraya da son bir nokta koyduktan sonra kendimi “Bilgi-işlem” bölümünde “Yarın saat kaçta gelecem !!!” diye serzenirken buldum, ordan bi hoca -Daha tam tanışamadık, ne hocayla nede kimseyle- “Saat 12.00 gibi gel ayarlarız bişiler” dedi… tmm dedim çıktım.

Yeni dünya’m daki ilk günümün yarısında sizleri bu olanlardan haberdar etmek istedim, haberiniz olsun :)

Tags Tags: , , , , , , , , , , , , ,
Categories: Sevgili Enginarım
Posted By: Hakan AKSÜZEK
Last Edit: 06 Tem 2009 @ 06 16 PM

EmailPermalinkComments (0)

İstatistikler



    No Child Pages.

Abone Ol



    No Child Pages.

İletişim



    No Child Pages.

Indirilebilir!



    No Child Pages.

Hakkımda !



    No Child Pages.
欢迎光临~
初音