



Baktım olacak gibi değil. Telefona hiç küfretmeden kablonun ucunu ve işte “Dınıııı“. Nefret ettiğim o windows baloncuklarından “Yeni donanım bulundu“suna ilk defa sevindim, sevineceğimide hiç sanmıyodum. Gel gelelim VDSL 2′ nin yararlarına
, fuarla ilgili dün konuşmuştuk ve bugün için yada en geç pazartesi için söz vermiştim ama şans bana güldü işte hele hele sabah sabah -iki ikileme bi cümlede, yine bişeyler olmuş kesin- otobüste yazı yazılamıyacağını öğrendikten ve aynı dersanede olduğumuzu öğrendikten sonra
-Cem pinhani’den “hele bi gel” senin için-. Evet bu seferde ilk seferde olmadı ama…
Cümlelerimin saçmalığını birazdan koyacağım resime bakmakta olduğumdan ve sabahki yaşadığım otobüs maceramın etkisinden kaldığım için mazur görünNeyse resimlere geçelim…
No coment !!! ilk defa bu tip sıfatı olan (sıfat derken “ünlü” sıfatı…) resim çekiliyorum gösterişide sevmem zaten… Selam acun….
![]()




Yazıyı yazmadan önce başlık düşünüyorum. Ardından lisede ki edebiyat hoca’m saygıyla anılan kişilik Mehmet hoca’mın “Yazıyı yazdıktan sonra başlık koy” sözü aklıma geldi ve yarım saat cebelleştiğim başlık savaşını ben kazandım…
Evet sonunda her sene gittiğim Cebit’e bu sene yine gittim, önceki senelerde bu gibi bi blog girişimim olmadığı için sizi inandırabilmem biraz zor olacak -Zaten çokta tın
-. Yanlız bu sene Amd ve Intel‘in hatta ve hatta modellerinden birisine sahip olduğum “Bu ericsson başka eric yok” geyiğine sahip tek firma Sony Ericcson başka erik yok
firmasınında fuar’da olmamayışı beni derinden etkiledi ki geçen sene Amd sayesinde stadında ki o koskaca tabirinin bile bi ufaklık kaldığı televizyon demeye dilimin varmadığı o şeyde “Doom – 3” oynamak ve adamların “siee” tavırlarına aldırış etmeyip “Cyberdemon“un yanına kadar gidip onları şikayet edercesine üzerlerine “Soul cube” salmam ve daha niceleri…
Ama yine güzel olanlar, olmaya çalışanlarda vardı. Turkcell’in kızları, hatta fuar’ın kızları… hatta … neyse. Aslında elimde olan tek belge o “Survivor” un yapımcısı bilmem kaç dil bilen akusitk adam… Acun’la fotoğraf çekilmem dışında başka bi entersan olay yok… Fotoğrafı buraya koymak için bende can atıyorum ama şehrin azizliğine, yok telefonun azizliğine uğradım. Telefona küfür etmeden bu satırımızıda bitirerek muhabbetimize devam ediyoruz… Bu sene hakkaten aksiyon, numune, free ve dahaları az olmakla birlikte kaydadeğer pek fazla bişi olmadı. Yanlız bişey daha var dünyanın en iyi kulaklık markasını öğrendim, adı o kadar acayip bişey ki zaten ona diğer yazılarımda belli başlı olarak bahsedicem… Heh buldum “SENNHEISER” böyle bir kulaklık firması ve kulaklık yok -Nokta
- üzerine laf bile edilmez, günün sonuna doğru turkcell standında belki son bi çırpınışla free’leşebilirmiyiz derken dayanamayıp dışarı çıkarken o adını unuttuğum stand’daki kızı görmeye ailecek tekrar gittik -Depdevrik bi cümle nasıl olur bknz.-
Arkadaşım “Yüzsüz Göktuğ” tutturdu kızın fotoğrafını çekecem diye ii dedim çek.
valla bak iyi çek dedim benim hiç hevesim yoktu yani. Zaten o fotoğrafı buraya koyarsam bilmiyorum sanırım TT benim siteyi engeller… evet o derece… isteyenler mail atsın
, şaka ya telefonu bi halledeyim ilk işim bu olacak sokarım TT’ye yaa banane
![]()
Son olarak eve geldiğimde 2 poşet dolusu envayi çeşit saçmasalak şeylerin… -Poster, Cd, Çanta, Kalem, Acun
, dergiler, V.b.- Yatağımın üzerinden yerleştirildiklerini hissettikten sonra, yorgunluğumun bana verdiği yetkiye dayanarak uyudum ama büyük ihtimalle en geç pazaresi sizi bu yada “O” zevkten mahrum bırakmıycam, güle güle anlatamadığım ama yaşadığım güzel anılar. Cebit see you later seneye…


