



Geçen gün arşivden bi film seyredeyim dedim -yine,
-. Bir ara ününü duymuştum ama aklımdan çıkmış sanırım, klasör adında da sadece Sihirbaz yazıyodu nerdende aklıma geldiyse “Bu o filmdir herhalde” dedim. Filmin sonunda hakikaten “hadi be!” dedim hatta sadece ben değil filmdeki bi karakter bile dedi -İçinden demiştir kesin-.

Sihirbaz -The İllusionist- | 2006
Film 20. yüzyılın başlarında geçiyo, hikayeye göre -Yani filmin içinde anlatılan hikayeye göre- marangoz bir babanın oğlu olan Eduard -Edward Norton- günün birinde bir sihirbazla karşılaşıyo ve kendinde de böyle bir güç olduğunun farkına varıyor, yanlız sihirbazlıktan kastım bilinen basit illüzyonlar değil baya baya sihir. Neyse Eduard kuytu köşelerde kendini geliştirirken birgün bi kız görüyo birbirlerine aşık oluyolar, kız üst sınıf olduğu için görüşmelerine izin vermiyolar, bir yakalanıyolar iki yakalanıyolar derken Eduard küçük yaşta yaşadığı şehirden ayrılıyoe ve londra’ya gidiyor. Bir anda 15 yıl ileriye zıplıyo hikaye, adını Eisenheim olarak değiştiren Eduard çeşitli şehirlerde gösteriler yapıyor tabi herkes şaşkın, çünkü dediğim gibi yaptığı sihirler öyle basit şeyler değil. Daha sonra ülkesine geri dönüyo ve ülkesinin veliaht prensi bunun foyasını ortaya çıkartmak için uğraşıyo aynı zamanda yıllar önce sevdiği çocukluk aşkı Sophia‘yıda elinde alan prens belliki kaşınıyo
![]()

Bunu bilen Eiseinheim mükemmel bir plan yaparak hem prensin suçunu ortaya çıkartıyor hemde sevdiği kadını prensin elinde alıyor. Yaptığı plan o kadar mükemmelki yazının başında da söylediğim gibi filmin sonunda “hadi be!” çektiğimi dün gibi hatırlıyorum hatta diğer hadi be!‘yi çekende prensin sağ kolu olan müfettiş hatta filmi içtenlikle seyrederseniz emin olun filmin sonunda müfettiş ile sizde kahkaha atabilirsiniz…






