Ben filmi gerçekten beğendim, öyle konulara değinmekteki film, bazen dikkatli bakmanız gerekebiliyor.
» Filmde çok az eksik ve ya göze batan enstantaneler var bunlardan hiç değinmesem bile bi’tanesi Yılmaz ERDOĞAN’ın yine
Ersin KURKUT‘u -
Ehe, bilerek yaptım 
- yanından ayırmamış olması, belkide mizansen olarak olması gereken budur tabiki bilemem ama göze batıyo be abicim…
» Öte yandan en çok beklenen, BKM oyuncularının filmdeki yerleri, yine tabiki üstad doğru olanı yapmış olabilir ama seyricinin beklentisi doğrultusunda da olmadığı su götürmez bi gerçek. ÇGHB’ı izleyen insanların %90′ına yakınının Neşeli hayat filmine gidecekleri belli bir olgu, şimdi bir yargılama yapacak olursak, ÇGHB’da belirli oyuncular sahneye çıktıklarında seyircilerin tepkisi nasıl oluyordu, ne denli değişiyordu.
» Belirli bir oyuncuya aynı zaman da genel duruma da hakim bir kitle vardı. Bu filme gittikleri takdirde oradaki reaksiyonu alamayacaklarından yani görmek istediği oyuncuyu görmek istediği uzunlukta göremeyeceği için film sonunda da doğal olarak filmin genelinden uzak bir düşünceye sahip olacaklar. Bu olayı şu sözle açıklayabiliriz ki; “İnsan oğlu çiğ süt emmiştir“.
» Filmin konusuna gelecek olursak; Gerçekte yaşanılanlar gözüyle bakılırsa eğer oldukça geniş bir kitlenin istisnasız tamamına hitap eden, tamamını anlatan bir konuya sahip. Ufacık bir gaz ile herşeyi yapmaya hazır, Dereyi görmeden paçayı sıvayan, Evdeki hesabı çarşıya uyduramayan -Geniş aile replikleri gibi oldu, ehe
- bir kitleden bahsediyor. Amacı kolay yoldan para kazanmak olmayan, dürüst ve oldukça iyi niyetli bir insan olan Rıza’nın yanlış insanlar elinde, yukarıda da dedim ya “Ufacık bir gaz ile…” hayatının bir anda alt-üst olması ve sonrasında gelişen olaylar…
» Film’de birden fazla konu var aslında, genel konunun yanısıra, aile ve akraba ilişkileri, yakın çevre, dostluk kavramları gibi olgular işlenmiş, gayette başarılı olmuş.