



Bu söz’ün şablonu bana “Leon (The Professional)” filminin başında jean reno’un ağzından çıkan ilk söz, ilk replik ve filmin kötü olacağını bilsem bile -Ki imkansız bişi- yineden sonuna kadar sırf o replik için izleyeceğim bi replik. “Are you free thursday ?”, “Yeahh!!! I’m free thursday“. Bir fransız ingilizlerden daha güzel bir ingiliz aksanıyla nasıl konuşabilir tartışılması kaçınılmaz bir soru yada tez… -Tez. Bu aralar çok fazla biyoloji dersi işliyorum, hatta bu aralar çok fazla ders işliyorum hatta ve hatta bu aralar o kadar çok fazla şey yapıyorum ki bu blog’da bu sayede biraz nefes alıyo ama iyi bişey değil çok nefes aldı blog o yüzden bişiler yazmam gerektiğini dşüntüm “Çalışan demir paslanmaz” atasözünden yola çıkmaya çalıştım ama yinede umutluyum…
Saçmaladığımın farkındayım çünkü çok fazla yorgun, bitkin, … , Aslında Elektroliz olmayı bekleyen oksijen gibiyim asi, onurlu, ümitsiz… ve bi okadar da 9′un 4′üne gelen mario gibiyim. Yorgun ve halsiz. O kadar kötü bi durumdayım ki sanırım yukarıdaki cümleler espiriyle de karışık anlatmış olmalı durumumu… Aslında şikayetçi değilim bu sayede de kendimiz biraz boş bir mermi kovanı gibi hissediyorum, görevini yerine getirmiş
Beni zorlamaya çalışanlar, sınırımı görmeye çalışanlar dersane, iş , ramazan, oruç, iftar ,teravih, 5 vakit…. Bu sefer hep soyut şeyler benimde oldukça tuhafıma gitti. Hepsi üzerime gelmeye çalışmakla beraber benim sınırlarımı görmeye ümitliler ama bazı insanların sınırları hayal güçleriyle sınırlıdır. Belkide kendi hatamdan dolayı böyleyim ama mutluyum ailemin yanında, sevdiklerimin yanında ve sevilebileceklerimin… Aslında bunları söylememin nedeni aklınızdan geçen şeyler değil, sadece bloğa ara vermemin nedenleri, mazeret arkasına saklanmam beni tanıyanlar bilirler, bunca olan ve olmaya devam eden şeylerden sonra yinede kendim için bloğa ve diğer şeylere zaman ayırmaya çalışıcam… Sevdiklerim ve sevilebileceklerim selametle…






