



Orta yaş bunalımı adında bir kavram var, bunun öncesinde “Genç yaş bunalımı” diye bişey olmalı ki bir dizi şeklinde ilerleyebilirsin -Tabîki yine düz mantık-. Orta yaş bunalımı‘nı henüz yaşamış değilim fakat geliştirdiğim tezler “Genç yaş bunalımı“ndan daha kötü olmadığı yönünde iyimser kanı’lara sahip
-Evet, yine benim tezlerim-. Bu yazıyı okumadan önce belirtmem/bilmeniz gerekenler;
* Literatürde ya da hede hödö’de bu tip kanı’lar var ise benimkiler tamamen hayal ürünüdür.
* Izleyeceğiniz programda “Sanal Reklam” uygulaması yapılmamaktadır
Genç yaş bunalımı geçireli takriben 5 – 6 yıl oluyor. Farklı bir ortamda gibi oluyorsunuz, ya dünya sizin etrafınızda dönecek ya da dünyayı döndürecek birşeyler bulmaya çalışılacak bir dönem, tıbbi olarak erkeklerde ürolojik bölgeyle beynin yer değiştirdiği, dişilerde ise komplike algoritmaların nasıl oluşturulacağı ile ilgili beyin’in mantık lob’u olan Sol lob‘unun hayata geçirildiği dönem olarak bilinir. Yani halk arasında “kişiliği oturtmaya başlama” çağı olarak isimlendirilir -Kişilik oturtma çağı değil, kişiliği oturtmaya başlama çağı-. Genç şimdiye kadar yaşadıklarını “Tecrübe” diye yorumlasa da, asıl şimdiden sonra yadaşıkları tecrübe olmaya başlıyacak, yavaş yavaş ufak çaplı tecrübeler yaşanacak -Kötü olanlar çoğunlukta olmak üzere-, genc’in sürekli “Neden ben“, “Niye hep benim başıma geliyor ?” diye sorularla boğuşurken aslında akranı olan herkesin aynı şekilde, aynı soruları kendisine sorduğunun farkında bile değidir. Doğanın kanunu olarak kişiliği oturtmaya başlanıldığı andan itibaren bu tür tecrübeler kaçınılmazdır. Bu dönemde önemli olan çok fazla değişken olmamak, genç birkaç kişilik deneyecek ve daha sonrasında kendisininde farkında olmadan -bilinçdışı- denediği kişilikler arasından bir kişilik seçecek, önce hangi kişilik seçilir orası yine bilinçdışı yapılan seçimlere maruz kalmaktadır. Tabî bu kişilikler bilinen türden “iyi kişilik” ve “kötü kişilik” ten ibaret, gerçi bunların türevleriyle birlikte ortaya değişik kişiliklerde çıkmaktadır. Mesela genç önce “Affeden“, “Herşeyi sineye çeken” bir kişilik olmayı seçebilir -Çevre faktörü, seçilen ilk kişilikte baskındır-. Bu kişilikten yeterince haz alındıktan sonra diğer kişiliğe geçilir. “Arkadan vuran“, “Yüz’e vuran” olunur, çeşitli etkileşimler bu kişilikte de kendini belli ettikten sonra, genç bazı yönlerini,huylarını görmemezlikten gelir, inkar eder bu inkar pisikolojisi‘nin nedeni ise Gurur mekanizmasının bu dönemde çok fazla dominant olmasındandır.

Zaman içerisinde bu dönemin sonuna yaklaşıldığında elde edinilen bütün kişilik formları genç tarafından toplanıp değerlendirilir. Çeşitli zaman dilimlerinde genc’in “kendi kendine mukayese etmesi“, “çözümleme yapması“, “+ ve – yönleri irdelemesi” sonucunda ortaya takriben %75′i tamamlanmış bir kişilik çıkar. Ve genç hayatına bu %75′lik kişilik ile devam eder.

Genç yaş bunalım’ı %75′lik kişiliğin oluşmasıyla son bulmaktadır. Genç “Kişilik testi” sırasında kötü kişilik veya türevlerinin, tıpkı dünya hayatında hristiyanlığın müslümanlıktan daha kolay bir din olduğu varsayımıyla değerlendirip “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın“cılık oynar ise sonrasında ortaya çıkan olumsuzluklar ve geç kalınmışlıklar yanına sadece kâr olarak kalacaktır(!).







