



Koca bir bir sene geçti ve SystemEnginari 3 yaşına girdi. Ahh şu duvarların dili olsa da konuşsa
, koca bir okul bitti, koca bir birincilikle ve bu zaman dilimi içerisinde neler oldu, neler bitti, kimler geldi, kimler geçti hepsini SystemEnginarı ile paylaştım. Bundan sonraki hayatımın devamında da acı – tatlı hayatımın tüm anlarını burada paylaşmak ve ice senelere birlikte girmek ümidiyle…
Hee, bu arada bu seneki hediyen: Okul birinciliğim, çünkü benim birinciliğim senin birinciliğin…
![]()





→ FF‘te gördüm Başak‘ı ne zamandır muhabbet edemiyorduk, zaten herkesin işi başından aşkın
, Yeni yıl hazırlıklarına başlamış bile, bloğunda tanıttığı SnowFalling eklentisi hoşuma gitti, bizde insanız bizim de canımız var çeker. Hemen eklentiyi indirdim, daha kurmadan yazısını yazıyorum
. Güzel bir eklenti, yılbaşına bloğunuzu da hazırlamak istiyorsanız, kaçırmamanız gereken minik eklentilerden…
→ Eklentiyi burdan indirip FTP‘den plugins klasörüne yollayın, Eklentiler sekmesinden aktifleştirdikten sonra yine Eklentiler sekmesi altında Snow Falling Config bölümünden hızını ve yoğunluğunu ayarlıyabiliyomuş sunuz, Başak’ın yalancısıyım
→ Bu arada yeni tema’n hayırlı olsun Başak, öncekinden sade olmuş




Herkese selamlar, uzun süredir bi galeri eklentisi arıyorum, malum host 100Mb o yüzden kendi host’um üzerinden değilde facebook veya flickr veritabanından yararlanabileceğim bi eklenti bulamadım -Ya da buldum da ben beceriksizim
-. En son olarak verdiğim karar Flickr üzerinden fotoğraflarımı widget ile siteye eklemek oldu. Sağ taraftaki bölümde tüm hakları bana saklı olan fotoğrafları “Enginar’ın objektifi…” adı altında yayınlayacağım. Zaten uzun süredir fotoğrafta çekemiyorum -Ne alaka-.
Alakasız bi not: Bu yazıyı yazarken Firefox‘un 3.5.2 sürümüne güncelleme uyarısı geldi
![]()




Kusura bakmayın, Cem YILMAZ‘ın “Uzaylı da olsa insan insandır” cümlesinden sonra “Cansız da olsa doğum günü, doğum günüdür” felsefesini ortaya attığım andan itibaren, gayr-i meşru çocuğum olan Systemenginarı‘nın doğum gününü kutluyorum gerçi henüz 2 yaşında ama olsun o benim çocuğum
.
Doğum günü hediyesi olarak kendisine bir logo yaptım kendi ellerimle -kendi tasarımım ile yani…-, ayriyetten hali hazırda bulunan logo da bir günlükte olsa ufak bi’ değişiklik yaptım farkedene kuru boya seti veriyorum
![]()
iyi ki doğdun, -saçma oldu
-, iyi ki varsın, nice senelere Systemenginarı…





Son birkaç gündür SystemEnginarı‘nda çeşitli aksaklıklar vûku bulmakta, ince eleyip sık dokuduğum, bin dereden su getirdiğim, eşarbını yan bağlamadığım host firması aradım ve sonuç olarak Elbinet firmasıyla anlaşma sağladım fakat 3. Ay sonunda firma çeşitli sebeplerden dolayı tüm hak ve bünyesinde bulundurduğu kullanıcılarını VitalHost firmasına devretme kararı almış, bu karar sonucunda Elbinet bünyesinde barındırılan Domain ve Host‘ların aktarılması işlemi uzun süreceğinden ara ara kesintiler olacağından emindim, bu yüzden ortaya çıkan aksaklıklardan sizi haberdar edemediğim ve oluşan aksaklıklar için SystemEnginarı adına sizden Özür diliyorum!




Bir süredir SystemEnginarı’nı adam etmeye uğraşıyordum, zaten bununla ilgili bilgide “Genel uyarı” başlığı altındaki yazımda açıkça belirtmiştim. Türkçeleştirme bir yana daha çok göze hitap edecek değişimler üzerinde durdum. Bunlar hakkında bilgi verecek olursam -ki vereceğim boşuna mı yazıyorum bu yazıyı
-;
Tema için; zaten hali hazırda bulunan renk düzenlerinden “Life” stilini seçtim, “Yeşil ve doğanın buluştuğu yer” demiycem -Ehe
-, hayırlısı diyorum…
Saat ve Tarih ayarları için de; Yabancı PM, AM mantığına alışmak istemediğim ve alışamadığım için 24′lük saat sistemine çevirdim, fazla büyültülecek bir durum yok, sakin olun lütfen!




Bu aralar mantık erbabı‘lığıyla ilgili çok fazla içli dışlı olmaya başladım. Bilgisayar programlamacı‘lığının vermiş olduğu özgüven ve mantıksal dolaşım sisteminin beyin’e vermiş olduğu bölgesel hasar, çevre de olup biten bütün kuramsal olayların If – then – else kod bloğuyla yorumlayabilme hissiyatını veriyor -What a logical sentence, ehe
-. Bu yüzden farkına vardığım kişisel farkındalık olaylarını bir şekilde paylaşım içerisinde bulunarak çevremdeki insanları da bilinçlendirme, bilgilendirme ve bilimum mantıksal veri tüketimini üst düzeye çıkarmayı amaçlıyorum.
Dün -17.07.2009- “yaz sezonu’nda boş boş evde oturacağıma çalışayım ya” felsefesini kendimle özleştirerek Cuma namazı‘ndan sonra Beylikdüzü‘nü komple dolaştım. Amacım tabii ki iş aramak oldu fakat dişe dokunur birşey bulmadığımı itiraf etmeliyim… Kendi nitelik ve vasf’ım üzerine bir pozisyon aradığımdan, bulmak da aramak kadar zordu.
Yorgun ve bitâp, yürüyüş halinde eve dönerken nereden aklıma geldiyse yolda “Hafıza Teknikleri” kursundan aklımda kalan “Beynin sol lob’u sağ uzuvları, sağ lob’u sol uzuvları kontrol eder” cümlesini kendi içimde çözümlemeye çalışıyordum. İlk kişisel tecrübem de işte burada ortaya çıktı. Hani internet’te dolaşan “Bunları biliyor musunuz ” kategorisinde sınıflandırılan bir cümle var “Dilinizi dirseğinize değdirmek imkansızdır” diye, zaten bu cümleyi okuyan insanların istisnasız %100′ü bu teoriyi deneyip hezimete uğradıktan sonra çevresinde kendisini izleyen var mı diye çaktırmadan bakıyorlar. Buna benzer bir teoride benden çıktı. Şöyle ki;




