



“Gel bakalım Hakan arıyoruz, ulaşamıyoruz ne meşgul adamsın, eee tabii okul birincisisin ya, hadi ilk ben tebrik edeyim“
dedikten sonra ilk olarak okul birinciliğinden haberim oldu. Mezuniyet töreninden bi’kaç saat önce de Kürşat hoca
“Bi’yerlere kaybolma, seni yurtdışına götüreceğim“
demişti. Bu sayede de yurtdışına gideceğimi öğrenmiştim. Daha sonra bu öğrendiklerimden birinin yani yurtdışının ihtimaller dahilinde olabileceğini öğrendim. Yani başvuru ve bu başvuru sonrasında olacak mülakat’ta seçilecek 10 kız ve 10 erkek yurtdışına gidecekti. Ve ben okul birincisi olduğumdan dolayı -Ukâla değilim!!!- Kürşat hoca benim gideceğime ve seçileceğime kesin gözüyle bakıyordu. Herneyse sevgili Yüksekokul müdürümüz Kenan(!) hoca sayesinde geçen hafta Salı günü mülakat’a gittik. Mülakat sonucu iki üzüntümden birisi çok sevdiğim Bekir‘in 10 kişilik listeye girememesi, diğeri hiç sevmediğim başka bir insanın o listeye girmesi ve bir de yetmiyormuş gibi aynı ülkeye gideceğimiz haberini öğrenmem oldu!
Biraz projeden bahsedeyim. Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları (xxx) kapsamında, katılan 2000 küsür proje içerisinden seçilen bir proje, tabii burada Kürşat hocanın emeğini esgeçmememek lazım. İşletmelerde Veri Güvenliği Çözümleri ve Cisco Ağ Cihazları konulu proje dahilinde Almanya ve İsveç ülkelerinde toplam 2 ay süresi boyunca Cisco ağ cihazları bulunan şirketlerde staj yapılacak. Hem cihazlar hakkında bilgi hem de avrupalı ülkelerin gelişmişlik seviyesini görmemiz, ayriyetten de yabancı dil öğrenmek için bu ülkelerde bulunacağız. -ne kaa güzel, ne kaa güzel (:- Biz İsveç’in başkenti Stockholm‘e gideceğiz. Ufak bir araştırma sonucu İsveç’te azımsanmayacak kadar Türk nüfusu olduğunu ve çoğunluğunun da öğrenim için gittiğini öğrendim. Sanırım fazla yabancılık çekmeyeceğiz.
Ocak ayında proje başlayacak ve Ocak – Şubat ayları dahilinde ingilizce kursu göreceğiz. -Almanyaya gidenler de almanca görecekler- Bu, canım Trabzon’a geri dönmem demek oluyor. (: Öte yandan bu proje gerçekten hem kendimizi geliştirmek hem de iş hayatımızda hatırı sayılır bir şekilde CV’mize yansıyacak bir proje olarak gözüküyor. Cisco ağ cihazları sektörde yadsınamaz bir yere sahip -ne cümle oldu bu ya!- Bakalım gelişmeler bize neler gösterecek. Son olarak sizde Google’a İsveç yazıp görsellere tıklamanızı istemiycem (:




Kişileri eleştirip ulu orta yerde bu eleştirilerimi anlatacak değilim. Yanlız beni tanıyanlar bilir, doğru olmayan davranış ve ya tutumlara müdahale ettiğim doğrudur. Hayatımdaki insanları yüzyüze eleştirdiğim ve bu eleştirilerimi kabul ettikleri de doğrudur fakat işin acı tarafı yanlışlarını görmelerine rağmen yine de bunlardan vazgeçmek istememeleri. Anlam veremiyorum!
Öte yandan gün gelince bunca konuşmalar, karşılıklı dertleşmeler, fikir paylaşımları ve ya adına ne derseniz deyin yapılan bu paylaşımlar sanki hiç yapılmamış gibi yine aynı tutum ve davranışlara devam edilmesi beni gerçekten çileden çıkarıyor. Yine eklemek zorunda hissediyorum çileden çıkmamın sebebi ise “Vaktimi boşa harcayıp konuşmuşum” hissiyatı değil, karşımdaki insanın bile bile yanlışlarına devam etmesi, diyeceksiniz ki yanlışları olduğunu nereden biliyorsun. E, kendi söylüyor, kabul ediyor!. Burada ortaya yine bir ayrıntı çıkıyor onu da şekillendirelim. Konuştuğum insan acaba sırf beni susturmak için mi kendisinde gördüğüm yanlışları kabul ediyor ya da sırf beni susturmak için mi kendisinde yanlış gördüğümü zannetmemi istiyor. Eğer böyle bir durum var ise bu daha kötü, çevremde kendisinden başka kimseyi düşünmeyen bir yığın insan müsvettesi var demektir.
Aslında bunların da sebebi belli, üşengeçlik, alışkanlık ve inanılan sabit fikirli düşünceler. Çok basit bir örnekle bunu açıklayabilirim. Motivasyon ile ile ilgili bir konuşma yapıldığında, video seyrettiğinizde, yazı okuduğunuzda yaptığınız ve en acısı farkında olarak yaptığınız yanlışlardan bi’anlık vazgeçiyorsunuz. “Ulan tamam, erdim ben“, “Daha da karı-kız yok, işime bakıcam“, “Yok abi valla bu son, bundan sonra tamam, düzeliyorum” dersiniz. Sonra sonra bu paylaşım etkisini yavaş yavaş yitirdiğinde yine aynı konumunuza geri dönersiniz. Yani alışkanlıklarınıza ve üşendiğiniz için yapmanız gereken doğrularınızdan vazgeçersiniz. Sonra kötü olan; o video, o yazı, sizinle konuşmayı yapan o insan olur. Siz yine doğru olanı yaparsınız, yanlış olan diğerleridir!
Ben bıkmam, Allah’ım da bıktırmasın, gördüğüm her doğru olmayan tutum ve davranışa müdahale etmeye devam edeceğim. Sadece biraz doluyum onu paylaşmak istedim. Kalın sağlıcakla…


