





















Koca bir bir sene geçti ve SystemEnginari 3 yaşına girdi. Ahh şu duvarların dili olsa da konuşsa
, koca bir okul bitti, koca bir birincilikle ve bu zaman dilimi içerisinde neler oldu, neler bitti, kimler geldi, kimler geçti hepsini SystemEnginarı ile paylaştım. Bundan sonraki hayatımın devamında da acı – tatlı hayatımın tüm anlarını burada paylaşmak ve ice senelere birlikte girmek ümidiyle…
Hee, bu arada bu seneki hediyen: Okul birinciliğim, çünkü benim birinciliğim senin birinciliğin…
![]()





Tercih sonrasında artık, kazanıp kazanamadığımı söylemek daha doğru olur düşüncesindeyim. Öte yandan Leonarda Da Vinci projesi kabul edilmiş. Gerekli belgeleri Kürşat hocaya göndermem lazım ama askerlik tecil belgesi hakkında sorun çıkma endişesi taşıyorum. İnşallah bi’ aksilik olmaz…
Staj’ım haftaya bitiyor, onu da buradan bildireyim
, şimdi DGS tercih klavuzuna yumulacağım herkese hayırlı günler…





Tamam Bilgisayarı seviyorum. Halil abim sayesinde Win95 ile tanıştığım, Carmageddon senin, Commandos benim günlerimi daha dün gibi hatırlıyorum. Daha sonrasında zaten internetCafe, komşu çocukları sayesinde bilgisayara olan bağlılığım git-gide arttı. Lisede MeslekLisesi – Bilgisayar bölmünde bilgisayar ile ilgili ilk resmi eğitimime başladım. Lisede geçirdiğim bu 4 yıl bilgisayara olan bağımı güçlendirdi ancak bu 4 yıl da iyi olaylar kadar bir o kadar da içinden çıkılması güç durumlar ile karşı-karşıya kaldım. Arkadaşlıklar yüzünden amiyane tabirle n’asıl ip’e gidildiğini gördüm. Mezuniyet konuşmamda da söylediğim babamın o sözünü lisede mezun olunca anladım. Üniversitede özellikle liseden edindiğim tecrübeler doğrultusunda Arkadaşlık kavramını kendi kafamda baştan yazdım. 2 yıl bitti ve ben bu iki yıl boyunca arkadaşlık ile ilgili aldığım kararlarımdan pişman olmadığımı gördüm. İşin traji-komik yanı eğer aldığım bu kararlar olmasaydı, üniversite hayatımın da lise hayatımdan bir farkının olmayacağı belliydi.
Evet gelelim sürprize zaten bilenleriniz vardır. Evet, mezun oldum. Hem de okul birinciliği ile, okul birincisi olarak.
Hesaplarımda olmayan bişeydi. Ben sadece oldum olası bilgisayarı seviyorum. Beni tanıyanlar notlarımı da, derslere n’asıl çalıştığımı da, derslerde n’asıl aktif olduğumu da biliyor. Bi’çok insan şekli öğrendim, bi’çok öğüt aldım. Yusuf ÖZTÜRK hocamın sözleri hâla kulağımda küpe, Özcan ÖZYURT hocam ise zaten hâla benimle iş birliğinde, Kürşat ERÜMİT hocam ile de yakında birlikte çalışacağız.
Öğretim görevlisi olarak derslere girmeme ramak kalmıştı ki beni mezun ettiler
Anne ve Baba, Oğlunuz çalışıyor














Gel gelelim asıl konuya, Yaklaşık bir hafta kadar önce annemin cep telefonuna yanlışlıkla bi mesaj geldi. Mesajın içeriği; “Servet abi, ben Ayşe, telefon hattından gelen kabloyu modeme taktım. Bi kablo boşta kaldı ne yapiyim” idi. Annem de yanlış mesaj olmasına rağmen, bu konularda bilgili olduğum için “Yazıktır oğlum, bi yardım et!” dedi
. Beni tanıyanlar bilir ne kadar iyilik sever birisiyim -Yalan!, yalan değil(!)
-
Vel hasıl-ı kelam; Yardım ettim. İlk başlarda agresif davranan sevgili Ayşe, sonralarda yumuşamaya başladı. Yani aslında yardım mevzusu bitmesine karşın yine de muhabbetvari bir konuşma hasıl oldu. Sanırım temiz ve iyi kalpli olmaktan dolayı olsa gerek yazının başlangıcında da belirttiğim gibi yaklaşık bir haftadır muhabbet ediyoruz. Yanlış anlaşılmasın muhabbetin “ilişki” boyutu yok, sadece yanlış gönderilen bir mesajın bile samimi bir şekilde arkadaşlığa dönüşebileceğini ve bu devirde bile insanların birbirleri ile çıkar amacı gütmeden arkadaşlık yapabilecekleribe şahit oldum. -evet, böyle bir yol ile de olsa-
Sonuç olarak; Mezun olalı 1 ay’ı geçti ve ben hâla Semra’nın bana resimleri ulaştırmasını bekliyorum… Blog desen öksüz ve yetim kaldı. Kaç aydır girdiğim yazılar sadece “Enginar Severler” yazı dizisine ait.
Artık yazmam lazım. Adriiiiaaannn, adriiaannnn!!!


